Öne Çıkanlar Cep Telefonu

Kalp Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir, Nasıl Anlaşılır?

Kalp damar tıkanıklığı belirtilerine karşı uyanık olunmalıdır. Kalp damar tıkanıklığı belirtileri ihmal edildiği takdirde, hastanın yaşam kalitesini çok ciddi ölçüde düşürebilecek sorunlara yol açabilir.  Kalp/damar tıkanıklığı, kalbe kan, oksijen ve besin maddeleri sağlayan ana kan damarları (koroner arterler)  hasar gördüğünde ya da hastalandığında gelişir. Arterlerdeki kolesterol içeren plaklar ve enflamasyon, kalp damar tıkanıklığının sebepleri olarak görülürler.

Plak miktarı arttığında, koroner arterleri daraltır ve kalbe giden kan akışı azalır. Sonunda kan akışındaki azalma göğüs ağrısı ( anjina), nefes darlığı, ya da diğer koroner arter hastalığı belirti ve semptomlarına sebep olabilir. Damarda tam bir tıkanma ise kalp krizi sebebidir.

Kalp damar hastalığı, genelde uzun yıllar içinde gelişir. Önemli bir tıkanma ya da kalp krizi geçirilinceye kadar fark edilmeyebilir. Fakat koroner arter hastalığının önlenmesi ve tedavi edilmesi için yapılacak şeyler vardır. Sağlıklı bir yaşam tarzı bu konuda çok etkili olabilir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Belirtileri Nelerdir?

Kalp damar tıkanıklığı yaşanıyorsa, koroner arterler daralmıştır ve bu nedenle kalbe yeteri kadar oksijen bakımında zengin kan sağlayamazlar. Önceleri kan akışındaki azalma herhangi bir koroner arter hastalığı semptomuna neden olmayabilir. Bununla birlikte koroner arterlerde plak birikmeye devam ettikçe, çeşitli koroner arter hastalığı belirtileri ve semptomları yaşanabilir. Bu belirti ve semptomlar şunlardır:

Göğüs Ağrısı (anjina)

Göğüs ağrısını hastalar sanki birisi göğsünde oturuyormuş gibi bir baskı ya da gerginlik hissettiklerini söyleyerek tarif ediyorlar. Anjina olarak adlandırılan bu ağrı, genellikle göğsün ortasında sol tarafa doğru hissedilir. Anjina fiziksel ya da duygusal stres ile tetiklenir.

Hissedilen ağrı, genellikle stresli aktivite durdurulunca birkaç dakika içinde kaybolur. Bazı insanlarda özellikle de kadınlarda bu ağrı boyun, kol veya sırtta kısacık ya da keskin bir şekilde hissedilebilir.

Nefes Darlığı

Nefes darlığı hissedilmesinin sebebi, kalbin vücudun gereksinimlerini karşılayacak kadar kan pompalayamamasıdır. Bu tip durumlarda nefes darlığı ve fazla efor sonucu aşırı yorgunluk görülebilir.

Kalp Krizi

Kalp krizinin sorumlusu tamamen tıkanmış bir koroner arter bulunmasıdır. Tamamen tıkanmış bir damar kalp krizine sebep olur. Kalp krizinin klasik belirtileri ve semptomları, göğüs üzerinde ezilme baskısı ve bazen de nefes nefese kalmak, terleme ile birlikte omuz veya kola vuran ağrı hissedilmesidir. Kadınlarda rastlanan belirtiler, erkeklerde rastlananlardan daha az tipiktir. Hatta bazen herhangi bir belirti ya da semptom olmadan da kalp krizi oluşabilir.

Doktora Gitme Zamanı

Doktora gitme zamanını geçirmemek bu tür durumlarda çok önemlidir. Hasta, kalp krizi geçirdiğini düşünüyorsa hemen 112 acil numarasını aramalıdır. Acil sağlık servisine erişim olmayan bir yerde ise, hastayı birisinin en yakın sağlık kurumuna götürmesi uygundur. Hastanın kendisinin gitmeye kalkması çok riskli olacağı için bu en son çare olmalıdır.

Önemli risk faktörleri şunlardır:

  • Yüksek tansiyon,
  • Yüksek kolesterol,
  • Tütün kullanımı,
  • Diyabet,
  • Ailede önemli bir kalp hastalığı öyküsü olması,
  • Obezitedir.

Yukarıda sayılan risk faktörlerine sahip hastalar fazla vakit kaybetmeden, doktorla görüşmelidir. Özellikle damar daralması gibi belirtiler varsa doktor hastaya çeşitli testler önerebilir.

Kalp Damar Tıkanıklığı Nedenleri Nelerdir?

Kalp damar tıkanıklığının, koroner arterin iç tabakasında oluşan bir zararlanma ya da zedelenme ile başladığı düşünülür. Bu zedelenme bazen çocukluk çağı kadar erken bir dönemde olmuş olabilir. Hasarlanmaya yol açan faktörler şunlardır:

  • Sigara içmek,
  • Yüksek tansiyon,
  • Yüksek kolesterol,
  • Diyabet ya da insülin direnci,
  • Sedanter (hareketsiz) yaşam tarzıdır.

Bir atardamarın iç duvarı hasar gördüğünde, bu hasar görmüş kısımda  kolesterol ve diğer hücresel atık ürünlerinden oluşan yağ birikintileri (plak) birikme eğilimi gösterir. Bu oluşuma ateroskleroz denir. Yüzey kırılır ya da yırtılırsa arter onarılmaya çalışır. Bunun için trombosit adı verilen kan hücreleri bu bölgede toplanır. Bu kan hücrelerinin oluşturduğu yığın, atardamarı bloke ederek kalp krizine sebep olabilir.

Ayrıca hamilelik belirtileri nelerdir, nasıl anlaşılır? Bilgilerine de bakabilirsiniz.

Kalp Damar Tıkanıklığı Risk Faktörleri Nelerdir?

Kalp damar tıkanıklığı konusunda yaşam tarzı önemlidir. Kalp damar tıkanıklığı geliştirme konusunda en önemli risk faktörleri şunlardır:

Yaş

Yaş, kalp damar tıkanıklığı konusunda önemli bir kriterdir. Sadece yaşlanıyor olmak dahi, hasarlı ve daralmış damarlara sahip olma riskini arttırır.

Erkek Olmak

Erkek olmak kalp damar hastalıkları konusunda risk faktörüdür. Ancak kadınlar içinde menopozdan sonra kalp damar hastalıkları geliştirme riski artar.

Aile Öyküsü

Aile geçmişinde kalp hastalığı öyküsü olması önemlidir. Hastanın ailesinde yakın akrabalar arasında özellikle erken yaşta kalp hastası olmuş birilerinin bulunması, hastanın kalp damar hastalığı geliştirme riskini arttıran bir faktördür.  Hastanın babasına ya da erkek kardeşine kalp hastalığı  teşhisi konmuşsa ya da annesi veya kız kardeşi 65 yaşından önce kalp hastalığı geliştirmişse hasta risk grubundadır.

Sigara İçmek

Sigara içmek başlı başına kalp damar tıkanıklığını destekleyen bir faktördür. Ayrıca ikinci el sigara dumanına maruz kalmak, yani pasif içicilik de kalp damar hastalığı geliştirme riskini arttırır.

Yüksek Tansiyon

Yüksek tansiyon kontrol altında değilse atardamarların sertleşmesine ve kalınlaşmasına neden olabilir. Bunun sonucunda kanın akabileceği kanal daralabilir. Kalp damar sağlığı açısından istenmeyen bir durumdur.

Kanda Kolesterol Düzeyinin Yüksek Olması

Kolesterol seviyesinin yüksek olması plak ve arteroskleroz oluşma riskini arttırır. Yüksek kolesterol, ‘’kötü’’ kolesterol olarak bilinen düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL) kolesterolünden kaynaklanabilir.

Şeker Hastalığı

Diyabet kalp damar tıkanıklığını direk olarak etkiler ve riski ciddi boyutta  arttırır. Tip 2 diyabet, koroner arter hastalığı, obezite ve yüksek tansiyon gibi  sorunlar kalp damar tıkanma  riskinin gelişimine katkıda bulunur.  

Aşırı Kilo

Obezite tipik olarak hem kendi başına önemli bir risk kriteridir hem de vücuttaki  diğer risk faktörlerinin olumsuz etkisini katlayarak arttırır.

Fiziksel Hareketsizlik

Egzersiz eksikliği ,diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi kalp damar hastalıklarını da kötü etkiler. Düzenli hareket edilmesinin kalp damar sağlığını koruyucu etkisi vardır.

Yüksek stres

Stresin yüksek olduğu koşullarda bir yaşam sürmek, hem kalp damar tıkanıklığı belirtileri üzerinde olabilecek olumsuz etkileri arttırır hem de atardamarlara zarar verir.

Sağlıksız Beslenme

Sağlıksız diyet denirken,  yüksek miktarda doymuş yağ, trans yağ, tuz ve şeker içeren fazla miktarda yemekler kast edilir. Bu tür bir beslenme vücuda hasar verir ve kalp damar hastalıkları oluşma riskini arttırır.

Risk faktörleri birbirini destekleyerek üst üste de gelebilir. Böyle durumlarda kalp damar hastalığı riski daha da artar. Örneğin; metabolik sendrom, yüksek tansiyon, yüksek trigliseritler, düşük HDL ya da ‘’İYİ’’ kolesterol, yüksek insülin seviyeleri ve bel çevresinde aşırı vücut yağının bulunması, olabilecek kalp hastalıkları, hatta kalp krizi riskini çok arttırabilir.

Bazen de kalp damar hastalıkları klasik risk faktörü olmadan gelişir. Araştırmacıların incelediği diğer risk faktörleri şunlardır:

Uyku Apnesi

Uyku apnesi, uyurken zaman zaman nefesin durmasına sebep olur. Bu sırada kan seviyesinde oluşun ani düşüşler kan basıncını yükseltir ve kardiyovasküler sistemde zorlanma olmasına sebep olur. Bu durum kalp damar hastalıkları oluşumuna zemin hazırlayabilir.

Yüksek Hassasiyetli C-reaktif Protein

Yüksek hassasiyetli C-reaktif protein (hs-CRP) vücutta herhangi bir yerde iltihap olduğunda kanda normalden daha yüksek miktarlarda ortaya çıkan bir proteindir. Kanda hs-CRP düzeyinin yüksek olması kalp hastalığı için risk faktörü olabilir. Bilim insanları koroner arterler daraldıkça kanda daha fazla hs-CRP olacağını düşünüyor.

Trigliserit Oranının Yüksek Olması

Kanda yüksek trigliserit oranı özellikle kadınların kalp damar tıkanıklığı geliştirmesi konusunda önemli bir risk faktörüdür.

Homosistein

Homosistein, vücudun protein yapmak, dokuları oluşturmak ve oluşan dokuları korumak için kullandığı bir amino asittir. Ancak kanda yüksek düzeyde homosistein olması kalp damar hastalığı riskini arttırabilir.

Preeklampsi

Preeklampsi kadınlar hamile kaldığında gelişebilecek bir durumdur. Yüksek tansiyona sebep olduğu gibi aynı zamanda idrarda da daha yüksek miktarda protein oluşmasına neden olur. İlerleyen yıllarda kalp hastalığı bakımından bir risk faktörü olarak hastanın karşısına çıkar.

Alkol Bağımlılığı

Alkol kullanımı eğer ileri derecede ise yani ağır alkol bağımlılığı varsa bu durum kalp kası hasarına neden olur. Ayrıca koroner arter hastalığını arttıran diğer risk faktörlerinin yaratacağı etkileri de arttırır. Böylece olumsuz etkiler katlanarak artmış olur.

Otoimmün Hastalıklar

Otoimmün rahatsızlıklar kalp damar tıkanıklığı konusunda ciddi risk oluştururlar. Romatoid artrit ve lupus (ya da diğer iltihaplı romatizmal durumlar) gibi hastalıklar ateroskleroz riskini arttırır.

Kalp Damar Tıkanıklığı Komplikasyonları Nelerdir?

Kalp damar tıkanıklığı komplikasyonlara sebep olabilir. En sık rastlanan komplikasyonlar şunlardır:

  • Göğüs ağrısı (anjina); Koroner arter daraldığında ve kan akışının artmasının istendiği durumlarda özellikle artan fiziksel aktiviteler sırasında kalbe yeterince kan gitmeyebilir. Bu da göğüs ağrısına  (anjina) ya da nefes darlığına sebep olabilir.
  • Kalp krizi; Bir kan pıhtısı oluşarak, kalp arterini tamamen tıkaması kalp krizi riskini tetikleyebilir. Kalbe kan akışı yoksa ya da yetersizse bu durum kalp kasına zarar verir. Kalbin alacağı hasarın miktarı, hastanın ne kadar kısa sürede tedavi göreceği ile ilgilidir. Rahatsızlık oluştuğunda ne kadar çabuk müdahale edilirse hasar o kadar az olur. Ne kadar geç müdahale edilirse tahribat o derece fazla olur.
  • Kalp yetmezliği; Kalbin bazı bölgeleri, kan akışının azalmasından dolayı kronik olarak oksijenden ve çeşitli besinlerden mahrum kalabilir. Ya da  kalp, bir kriz sonucu hasar görmüş olabilir. Bunun sonucu kalp, vücudun gereksinimlerini karşılayacak kadar kan pompalayamaz. Çünkü zayıf düşmüştür. Bu durum kalp yetmezliği olarak bilinir.
  • Ritm Bozukluğu; Kalbe giden kanın yetersiz olması ya da kalp dokusunun hasarlanmış olması kalbin elektriksel ritmini bozabilir. Bu da kalpte ritm bozukluğuna yol açar. (aritmi)

Kalp Damar Tıkanıklığını Önlemek İçin Ne Yapılmalıdır?

Kalp damar tıkanıklıklarının önlenmesi için yaşam tarzında yapılacak birtakım değişiklikler çok olumlu sonuç verebilir. Uygun yaşam tarzı alışkanlıkları kalp damar hastalıkları oluşumunu ya da gelişimini önleyebilir. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinerek bunları uygulamak, atardamarların güçlü olmasını sağlar. Bu alışkanlıklar aynı zamanda damarlarda plak oluşmasını da önler. Kalp sağlığını korumak için yapılabilecekler şunlardır:

  • Sigarayı bırakmak,
  • Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve diyabet problemlerini kontrol altında tutmak,
  • Fiziksel olarak daima aktif olmak,
  • Meyve, sebze ve kepekli tahıllar bakımından zengin olan az yağlı, az tuzlu bir diyetle beslenme alışkanlığı geliştirmek,
  • Sağlıklı kiloyu muhafaza etmek,
  • Stresi azaltmak ve yönetebilmek,
  • Alkolden uzak durmaktır.

Günümüz bilgilerine göre kalp damar tıkanıklığı belirtileri ve bu hastalıklardan korunma yolları genel olarak bu şekildedir. Yine de burada yazılanlar, sadece öneri ve uyarı niteliğinde olup herhangi bir sorun hissedildiğinde mutlaka doktoru görüşünün alınması önerilir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.